ANASAYFA
|
ŞUBE YÖNETİMİ
|
TEMSİLCİLİKLERİMİZ
|
EĞİTİM SEN HAKKINDA
|
İLETİŞİM
|
Eğitim Sen Afyonkarahisar Şubesi
 
Kesk Emekçilerin Sesidir. Susturulamaz!
Kategori: Haberler, 15 Ocak 2012 tarihinde eklendi, 37 kez okundu

14.01.2012 tarihinde Afyonkarahisar KESK olarak  ” KESK’e yönelik baskı ve saldırı girişimlerine, AKP’nin gerici eğitim politikalarına(Ulusal Bayramların Anlamsızlaştırılması Çabalarına) , Grevsiz Toplu Sözleşme dayatmasına ve Kar tatilinden dolayı yaşanan ek ders mağduriyetine” karşı PTT önünde yaptığımız basın açıklaması metnidir.

 

Hiçbir Baskı KESK’i Mücadelesinden Geri Adım Attıramaz!
Bilindiği üzere dün sabah saatlerinde KESK Genel Merkezi basılarak aranmak istenmiş, ancak gerçekleştirilen itirazlar sonrasında sadece gözaltına alınan KESK uzmanı arkadaşımızın masasında arama yapılmıştır. Basına “KESK’e operasyon” olarak yansıtılanların yaşanan gerçekle uzaktan yakından bir ilgisi bulunmamaktadır. Evet, bir operasyon vardır. Ancak bu operasyon KESK’e değil sendikal hak ve özgürlükler mücadelesi veren kamu emekçilerine,  emek ve demokrasi güçlerine KESK nezdinde gözdağı verme operasyonudur.
Hemen belirtmek gerekir ki gerçekleştirilen bu baskı, sindirme ve yıpratma operasyonları KESK’in 21 Aralık Grev kararına, bugüne kadar yürütmüş olduğu muhalefete ve AKP’nin 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’nda gerçekleştireceği değişikliklere karşı yürüteceği muhalefetin engellenmesine yönelik siyasi bir operasyondur.
AKP’nin politikalarına muhalefet eden herkes sudan bahanelerle sindirilmeye ve baskı altına alınmaya çalışılıyor. Akademisyenler, gazeteciler, hukukçular, gençler, sendikacılar ve farklı düşünen her siyasetçi gün geçmiyor ki, yeni bir gözaltı dalgasının hedefi olmasın. Bu yönelimin toplumu tek tipleştirmeye ve bir baskı imparatorluğu kurmaya yönelik planlı bir stratejinin parçası olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz.
Hiçbir baskı, yıldırma operasyonu bizleri kamu emekçilerinin sendikal hak ve özgürlüklerini geliştirme mücadelesinden geri adım attıramayacaktır. AKP Hükümeti bilmelidir ki; yirmi beş yıldır onlarca hükümete karşı bu mücadeleyi her türlü baskıya rağmen bugünlere kadar nasıl sürdürdüysek bundan sonra da sürdürmeye kararlıyız.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 81 ilin Milli Eğitim müdürlerine gönderilen genelge ile 19 Mayıs törenlerinin öğrenci ve veliler için yönetmelikte öngörülmeyen “ek yükler” getirmesi nedeniyle sadece Ankara’da stadyumda kutlanacağı, diğer illerde okullarda öğrencilerin katılımı ile törenler yapılacağı belirtilmiştir.
19 Mayıs Türkiye Cumhuriyeti’nin temelinin atıldığı, Kurtuluş Savaşı’nın başladığı milattır. 19 Mayıs öyle bir gündür ki, Atatürk’ün doğum günüdür.
• İmamları ücretli öğretmen olarak görevlendiren,
• Anaokulu ders kitapları dahil tüm müfredatı, dinsel referanslarla yeniden yapılandıran,
• Kutlu Doğum Haftası etkinliklerini eğitimin bir parçası haline getiren,
• Felsefe Grubu kadrolarını İlahiyat mezunlarıyla dolduran,
• Öğrencilere umreye katılım çağrısı yapan,
öğrencilerin kopyacılar bulunsun çağrısına tehditler savuran AKP’nin iktidara geldiği günden bugüne rejimle hesaplaşmasının bir ürünüdür. Bu hesaplaşma toplumun dinsel referanslarla yeniden inşa edilmesini amaçlamaktadır.

Bu yapılanlar AKP’nin Cumhuriyetle ve Atatürk’le hesaplaşmasıdır.
AKP’nin ustalık döneminde denk gelen uygulamaların, eğitim sisteminde yaşanan dönüşümü daha da derinleştirmeye yönelik uygulamaları Eğitim Sen tarafından dikkatle takip edilecek ve gereken neyse ne pahasına olursa olsun yapılacaktır.
BURADAN SESLENİYORUZ:
EY AKP! 19 MAYIS’A DOKUNAMAZSIN! CUMHURİYET’E DOKUNAMAZSIN!

Her yıl Ocak ayında yapılması gereken ücret zammı, toplusözleşme yasası henüz yasalaşmadığı için 2 milyonu aşkın kamu emekçisi ve aileleri mağdur edilmiştir. Hükümet grevsiz toplusözleşme yasasını çıkarmasını bilinçli olarak geciktirmekte ve yasada kendi çıkarları doğrultusunda değişiklikler yaparak kamu emekçilerini daha da mağdur etmek istemektedir.

Hükümetin yapmak istediği ile Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın geçtiğimiz haftalarda “Toplusözleşmeyi referandumda Evet diyen Memur Sen ile yapacağız” açıklamasının bire bir örtüşmesi tesadüf değildir. Hükümet başından sonuna bütün süreci kendisinin belirlediği, “toplusözleşme” olduğu iddia edilen, ancak bize göre “toplugörüşme” düzenlemesinden bile geri olan bir düzeneği yine kendi gölgesinde büyüttüğü tek bir konfederasyon ile yapmak istemektedir. Bugüne kadar yürütülen tartışmalar ve bakanlar kurulunda taslak üzerinde yapıldığı iddia edilen değişikler KESK’i bir kez daha haklı çıkarmıştır.

KESK olarak AKP’nin pek çok konuda olduğu gibi, 4688 sayılı yasada yapacağı değişiklikler ile ilgili dayatmalarını kabul etmemiz mümkün değildir. Hükümeti son kez uyarıyor ve gerek Anayasanın 90. maddesinin son fıkrası, gerekse altında Türkiye’nin imzası bulunan 87 ve 98 sayılı İLO sözleşmelerine aykırı hiçbir düzenlemenin tarafımızda kabul edilmeyeceğini bir kez daha belirtmek istiyoruz.

AKP hükümeti, Türkiye’nin dünyanın en fazla büyüyen ikinci ülkesi olmakla övünmektedir. Büyüyen, kalkınan Türkiye söylemlerinin yaygınlaştığı bir dönemde biz kamu emekçilerinin büyümeden hak ettiğimiz payı talep etmemiz en doğal hakkımızdır. Resmi enflasyonun yüzde 10,45 halkın enflasyonunun yüzde 20’leri bulduğu bir ortamda kamu emekçilerinin ücretlerinde en az yüzde 20 artış yapılmalıdır.

Öğretmenlerin toplum nazarında saygınlığının yok edildiği günümüzde yan gelip yatan sürekli tatil yapan meslek grubu olarak gösterilmesinden oldukça rahatsızız. Öğretmenlik parayla pulla ölçülemeyecek  kadar fedakarlık isteyen bir meslektir.Mesai kavramının olmadığı ,son zamanlarda yüklenen adey,ridef ,anket vb işlerle oldukça yorucu bir meslek haline gelmiştir.Maaşlarının giderek en düşük memur maaşı haline geldiği günümüzde kar tatili gibi bizim istemediğimiz tatillerde ek derslerinin ödenmesi gerektiğini ek ders yönetmeliğinin de kesinlikle öğretmenler lehine yeniden düzenlenmesi gerektiğini savunuyoruz.

 


Login